Kahvenin 1519'da Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferinden sonra Istanbul'a geldigi sanılıyor. Ilk
kahvehane bu tarihten 30 yıl sonra Tahtakale’de açıldı ve hızla tüm Istanbul'a yayıldı.
Günün her saati kitap ve güzel yazıların okundugu, satranç ve tavlanın oynandıgı, siir ve edebiyat
sohbetlerinin yapıldıgı kahvehaneler ve kahve kültürü dönemin sosyal hayatına damgasını vurdu.
Saray mutfagında ve evlerde yerini alan kahve, çok miktarda tüketilmeye baslandı.
Türkler zamanla kahveyi kendilerine has biçimde islemeye ve pisirmeye basladılar. Çig kahve
çekirdeklerini tavalarda kavrulduktan sonra dibeklerde dövülerek cezvelerde, soguk su ile pisirilmek
suretiyle ortaya çıkan kahve Türk Kahvesi adını aldı.
Kısa sürede, gerek Istanbul’a yolu düsen tüccarlar ve seyyahlar gerekse Osmanlı elçileri sayesinde
Türk Kahvesinin lezzeti ve ünü önce Avrupa’yı oradan da tüm dünyayı sardı.
Türkiye'de 1979 yılında kahve ithalatının yasaklandı ve 1982 yılına kadar kahve üretimi yapılmadı.
90’lı yıllarda serbest piyasa ekonomisi ile sayısı az markalarca Türk Kahvesi paketlenmeye ve
piyasaya dagıtılmaya baslandı.
Ancak Kafelere yönelik ilgide bir artıs olmadı.
2000’li yıllarda ise dünyaca ünlü kahve zinciri markalarının Türkiye’ye gelmesiyle Türk insanın
kahveye ilgisi yeniden arttı ve bunu takiben çok çesitli yabancı markalar piyasaya girdi.
Alısveris merkezleriyle, gençlerin agırlıklı olarak gezdigi kalabalık caddelerde sube açma yoluyla her
geçen gün sayısı hızla artan, ltre kahve, espresso, capuccino, mocha ve diger aromalı sıcak, soguk
ve buzlu kahve çesitleri ile ürün gamını genis tutan yabancı markalı kafelerin yanı sıra Türk kahvesi
satan kafeler de Türk kahvesine yeni doku ve lezzetler kazandırarak hızla artan rekabette yerini
almaya basladı. Gerek Osmanlı tarzlarından etkilenen, gerekse hiç denenmemis tatları üreten Türk
markaları özellikle Almanya gibi Türkler’In yogun yasadıgı ülkelerde zincir magazalar kurmaya
hazırlanıyor.
Öyle ki; artık hastaneler, spor salonları, güzellik salonları gibi kurumlar bile bünyelerinde kafeler
açmaya basladılar. Ancak bu gibi farklı hizmetler sunan rmaların da farklı konseptlerde kafe
tasarımlarına, bilgilendirilmeye ve yönlendirilmeye ihtiyaçları var. Cafe World Istanbul, bu
ihtiyaçlara cevap verebilecek en iyi platform olacaktır. |