Geri Sayım Başladı:


Haberler:
Tayvan’da yapılan festival’de...
Kahve ikramındaki cezve / ibrik kahvesi geleneği sunumu gösterinin en önemli bölümüdür. SCAE üyesi Jui-Ling Hsu hatıra ve tarih festivalinin ekim başında Taipei’nin başkentinde olacağını belirtti .

Festival, Tayvan’daki kahve kültürünün ve kalitesinin gelişmesine öncülük eden ve Jui-Ling Hsu’nun genel müdürü olduğu Tayvan Özel Kahve Birliği (TSCA) tarafından düzenlendi. devamı






Alısveris merkezleriyle, gençlerin agırlıklı olarak gezdigi kalabalık caddelerde sube açma yoluyla her geçen gün sayısı hızla artan, Filtre kahve, espresso, capuccino, mocha ve diger aromalı sıcak, soguk ve buzlu kahve çesitleri ile ürün gamını genis tutan yabancı markalı kafelerin yanı sıra Türk kahvesi satan kafeler de Türk kahvesine yeni doku ve lezzetler kazandırarak hızla artan rekabette yerini almaya basladı. Gerek Osmanlı tarzlarından etkilenen, gerekse hiç denenmemis tatları üreten Türk markaları özellikle Almanya gibi Türkler’In yogun yasadıgı ülkelerde zincir magazalar kurmaya hazırlanıyor. Öyle ki; artık hastaneler, spor salonları, güzellik salonları gibi kurumlar bile bünyelerinde kafeler açmaya basladılar. Ancak bu gibi farklı hizmetler sunan Firmaların da farklı konseptlerde kafe tasarımlarına, bilgilendirilmeye ve yönlendirilmeye ihtiyaçları var.Cafe World Istanbul, bu ihtiyaçlara cevap verebilecek en iyi platform olacaktır.
Kahvenin 1519'da Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferinden sonra Istanbul'a geldigi sanılıyor. Ilk kahvehane bu tarihten 30 yıl sonra Tahtakale’de açıldı ve hızla tüm Istanbul'a yayıldı. Günün her saati kitap ve güzel yazıların okundugu, satranç ve tavlanın oynandıgı, siir ve edebiyat sohbetlerinin yapıldıgı kahvehaneler ve kahve kültürü dönemin sosyal hayatına damgasını vurdu. Saray mutfagında ve evlerde yerini alan kahve, çok miktarda tüketilmeye baslandı. Türkler zamanla kahveyi kendilerine has biçimde islemeye ve pisirmeye basladılar. Çig kahve çekirdeklerini tavalarda kavrulduktan sonra dibeklerde dövülerek cezvelerde, soguk su ile pisirilmek suretiyle ortaya çıkan kahve Türk Kahvesi adını aldı. Kısa sürede, gerek Istanbul’a yolu düsen tüccarlar ve seyyahlar gerekse Osmanlı elçileri sayesinde Türk Kahvesinin lezzeti ve ünü önce Avrupa’yı oradan da tüm dünyayı sardı.